İZ BIRAKANLAR UNUTULMAZZ..

Wednesday, October 13, 2010

İşte Yarattığın Ben..

Nasıl bir güvensizlikle büyüttün beni..
Baktığım her göz sanki hüzün,
Duyduklarım yalan,
Edilen her tövbede, kaçırılan her bakışta, senden kalanlar..
İki kelimeden biri yalan dünyanda büyüttün beni sen.
Ben sonu olmayan sözlere uyandım hep..
Sonunu bilmediğim rüyalar yaşadım,
Yalan sözcüklerde kayboldum ben senle..
Ve işte büyüttüğün çocuk ben..
İnanmıyorum artık..

Nerde mii..

Kim demiş ki zaman geçmez diye,
Kapanmaz diye kim demiş..
Bak burdayım işte..
Ne sende, ne bir başkasında..
Sadece, ben, bende!!
Uçsuz bucaksız yollar aştım..
Günlerce gecelerce bir şehirden bir diğerinde buldum kendimi..
Şimdi hep hayalini kurduğum yerde..
Hayallerimi yaşadığım, beni mutlu eden yerdeyim..
Beni mutlu eden insanlarla..
Sen mi nerdesin.. (:
Bıraktığım yerde sanırım..
Hala aynı koşturmaca, hala aynı kaygılar.. uzak işte..
İçinde olamadığım ve artık içinde olmayı istemediğim!!
Ben mi nerdeyim.. (:
Bıraktığın yerden çok uzakta..
Farklı kaygılar, farklı hayatlar peşinde, senden uzak işte..
İçinde olamadığın ve hep olmak isteyip olamayacağın..
Zaman geçmiş..
Seni , beni silmiş..
Yeni  senler, benler  yazmış..
Yanımıza başkalarını çizmiş..
Eline bir çiçekle, yüzünde gülümsemesiyle çizmiş..
Yani hiç olamayacağımız gibi..
Sen gibi ve ben gibi..
Hoşçakal..

Friday, January 1, 2010

Gitmişsin Bile..

Birer birer gitmişler oldukları yerlerden
Hisettirmeden yavaş yavaş silinmişler..
Adım adım bir son yazmışsın onlara yani
Ben baş rol, ben sen ,ben izleyici, ben hiç !!
Birden bire büyümüşken sende, şimdi bir hiç..
Yenileri bile almış çoktan yerlerini, yerimi..
Zaman mı çok hızlı geçiyor, yoksa benim mi saatimin akrebiyle yelkovanı hiç ilerlemiyor..
Yani sadece benim mi saatim bana düşman..
En son baktığımda saate kaç geçiyordu hayat beni ?
Hangi mevsimdi de bu yağmurlar birden bastırmış gibime geliyor?
Neden hep yazdan kalma bir günün anımsamaları gözlerimi buğulandırıyor..
Kış birden bastırmış olmalı..
Hiç yağmur olmayan gecelerde bile silecekler hiç durmuyor..

Tuesday, September 15, 2009

Tuttum Nefesimi..

Bir soluk bakış,
Bir son sözle beraberdin,
O gece karşıma geçtiğinde..
Kaçırmadan gözerini ilk defa belki de.
Korkmadan,
Bitti işte der gibiydi nefes alıp verişlerin.
Soluksuz seni dinlerken ben,
Ona uzattığım buz gibi elimle geçmiş sislendi.
Bulutlar sardı etrafı.
Havadan mıdır bilinmez bir ürperti bir titreme,
Etrafta yalan gülüşmeler,
Sahte sahtelikler,
Riyakar bakışlar..
Ve senin uzak,
Çok uzak tanımadık hallerinle,
Geçmişe çektiğin sis perdesinin ardından duyabildiklerimle,
Anımsadıklarımla seni şimdi siliyorum..

Tuesday, August 18, 2009

...Sığlaştırdı Zaman Sanki

Yolu kalmadı dönmeyen gecenin.
Bitmeyen dinmeyen sessiz sözlerin.
Değişti dedikçe sızladı bir yerlerde vakit,
Geçtikçe..
Tükendi zamansızlıklar..

Yağmur düştükçe dalgalar kıyıya vurdu,
Alıştı bu tekerrür hareketlere
Gecenin ısıtmayan hallerinde
Kendince bıraktı..
Bıraktı ve uydu olması gerekenlere..

Gün ağırırken damlalar sığlaştı,
Ve sanki bir şeyler daha..
Sessiz sözler anlamsızlaştı.
Dönmeyecek o gecede bir şeyler kaldı..
Kaldı ve..
Bıraktım ve gitti.
Zamansızlıklarda harcadığım beni,
Senden sürükleyip sildi..

Monday, July 20, 2009

Keşke..

Sessizlik zamanı şimdi,
Kaçmalar ve anlamsızlıklar..
Yokuşlar tırmandığımız,
Koşarken nefes nefese kaldığımız ve nefesimizin söz söyleyemeyecek kadar tükendiği an bu an!!
Biri için bir başlangıçken, ... Devamı
Biri için bir sonun başlangıcının olduğu,
Bazen acımasız,
Bazen zamansız,
Bazen beklenmedik,
Söz söylenemeyecek,
Bu gurura söyletemeyecek,
Sözlerin dizildiği,
Ama sıraya geçemediği an bu an..
O an öyle bir vurgun yaşatacak ki,
Susturacak kalanı giden!!
Ama bu gurur söz söylemez,
Bu gurur laf dinlemez, söz söyletmez!!
An yaşanacak,
An bitirecek bir kalemde..
Aynı o an gibi, söz söyletmeden,
Sözünü söylemeden..

Bir süre önce kendi yaşadığım birkaç anıyla yazdım bu satırları..

Keşkelerle geçen hayata bir keşke daha dedirtmişti bu satırlar bana..
Ve bir keşkemi de hayata burda ekliyorum..
Keşke vazgeçmek de, unutmak da yazılarımıza döktüğümüz, kelimelerle oynayabildiğimiz kadar kolay olsaydı..
KEŞKE..!!

İkilemler..

Ne garip insanların kendi korkularını yaratmaları.
Farklı renklerin olduğunu bilip, bilmemezlikten gelmeleri..
Daha kolay bir seçim midir bu, korkakça.
Bildiğin halde o renklere yüzünü çevirmek midir zor olan ve ardından gidişini izlemek,
Yoksa tek renk dünyanda sıkışıp belkilerle yaşamak mıdır yalnızlığınla??
Kendi renginde söylenememiş sözler midir seni sen yapan,
Seni sana bırakan,
Yoksa ona,
Gökkuşağını yaşadığın sözlere bile gerek kalmayan yer midir senin sen olduğun.
İkilemler değil mi..

Hayatı,
Bizi bize zorlatan!!
Kalmak isteyip, gitmek gibi.
Sarılmak isteyip, uzaklaşmak gbi,
Sana bakmasını isteyip, gözlerini kaçırmak gibi..
Aramak isteyip, telefonu elinden atmak gibi.
Evet deyip, hayır demek gibi bir şey bu..
Bazen mutluluk, bazen acı.
Bazılarının devam etmesi, bazılarının takılması.
Bazen sadece susup dinlemek gibi..
Nefret ederken, sevmek mesela.
İçinden geldiği gibi davranamamak,
Hayatın cilvesi ikilemlerin elinde oyuncak olmak ya da olmamak gibi,
Hayatı yaşayabilmek..